Bugün ne kadar güzel bir gün, bugün Salı. Hava yine pırıl pırıl, kadife gibi bir rüzgar esiyor, yapraklarımı yalayıp geçiyor… Çok huzurlu ve sakin bir gün. Ayrıca bugün Orhan’In en yakın arkadaşlarından birinin kızının doğum günü…
O zaman bu güzel günün şerefine size bir soru sorayım : Bir güle bakınca ne görürsünüz ? Kırmızı bir çicek mi yoksa dikenli bir koca dal mi, yoksa bir dolu yeşil yaprak mi ? Ya da bir acele koklamak mi istersiniz ? Belki de biraz durup düşünüp, daha derinlere mi dalmak isterseniz ?
isterseniz ben bir gül olarak size derin bir cevap verebilirim…
Hüsn’ü Aşk kitabında bir kabile vardır, yani bir topluluk. Bu kabileye ‘Beni Muhabbet’ ismini vermiştir yazar. Bu kişiler bir köyde aşk içinde yaşarlar, halleri çok başkadır, çok sıcaktır çok cömerttir, sevgi ile dolmuştur bütün evler ama tabii aşkın yanında her zaman dert de vardır. Dertsiz ateşsiz olmaz hayat… Zaten bahara ait tüm güzelliklerin aslında ateş ve kan içerisinde eridikten sonra böyle zarif ve güzel olduklarını ve coştuklarını düşünürler, yani onlara sorarsanız aşk ve dert ayrılmaz, tamamen birleşince de evrenin bu güzellikleri doğar, bu güzelliğe de kırmızı bir GÜL diyebiliriz.
Ne kadar güzel değil mi ? Bence bundan sonra bir GÜL gördüğünüzde bir kez daha bakın lütfen, belki de bir çiçekten çok daha fazlasını görürsünüz.
Toplam Vaka : 114,653 – Vefat: 2,992